Ortalama Okuma Süresi: 3 dakika
Meşhurdur ya hep söylenir ve hatta bazen hayali bile kurulur:
“Beni hiç tanımayan birine hayatımı anlatsam”
diye. Bugün gerçekleşti. Bugün beni hiç tanımayan birine son birkaç senemi anlattım.
“Helal olsun be”
dedi. Her yönüyle anlattım. İnsan çünkü bazen kendine objektif olamaz. Bazı insanların yalan söyleyebileceğini ve bu kadar rahat söyleyebileceğini hiç düşünemez.
Suratına gülüp, arkadan kim bilir ne rahatlıkla ne kadar oyun çevirebilir?
Ben bilemem.
Ben gibi bilemeyen de birçok insan vardır.
Eminim.
Anlattığım kişi de çok şey yaşamış. Ben de ona yapabileceklerine dair cesaretler verdim. Çünkü bazı şeyleri anlayanlar birbirine böyle davranır.
Bunların içinde en doğru olan adımım ise gerçekten maskesiz insanlarla olmayı seçmek oldu. Hislerini açıkça ifade eden insanlarla zaman geçirmek oldu. Dün ise bir toplantıda bundan bahsedildi. Bazı insanların seni ileri götürmek yerine, ne kadar geri götürdüğü.
Gerçekten bazı insanlar, kendilerini sürekli onaylatmak için yaşarlar. Ama aslında şu değildir; korkularından, geçmişlerindeki yaşadıkları bazı şeylerden dolayı değil. Bazı insanlar narsisttir.
Bundan da haberleri vardır aslında.
Senin onları hep beslemek zorunluluğun vardır.
Onların yetersizliklerini, onların başarısızlıklarını, onların sorunlarını hep çözmek zorundasındır.
Dinlemez bile. Anlatır, sürekli anlatır.
Sen anlatmayı denersin. Dinlemez bile. Ama kendinin problemi hep büyüktür.
Onun hep bir kocaman “Ama”sı vardır.
Son iki gündür birçok insanla görüştüm. Hepsinden aşağı yukarı aynı tür insanlar söz konusuydu.
Tamam en çok sen yaşadın.
Bugün hele, masada ben ve benimle oturan iki kişi neler yaşamış. Nasıl birbirini dinlemece var.
Neler yaşamışız.
Neler yaşanmış.
Birimiz daha cazgırdı. O aslında gerekli cevapları da vermiş.
İşte bazı insanların aslında hayatını hafifleştireceği yerde ağırlaştırdığından konuşuldu. Sanırım hepimiz aşağı yukarı aynı yollardan geçtik.
Astrolojik bir şeylerden bahsediyorlar. Çok haberim yok. Öyle şeyleri çok takip etmem. Ama bu sene çok inanasım var.
Son üç sene ise bunun temizlenme aşamasıydı. Hiçbir zaman sadece kendim için konuşmam, belki ben de birilerinin hayatını zorlaştırdım.
Olabilir.
Bu bazen de karşılıklı olur. Aynı algı seviyesinde olmayız, aynı dili konuşmuyor olabiliriz. Konuşmasak bile anlamaya çalışırız. Ama anladığı kadar anlaşılmak ister ya insan. Anlaşılmadan anlamak zordur. Hep anlamak zordur yani.
Her zaman bir problem yoktur. Anlaşamazsın.
Onu da anlamak önemli.
Kendini bilirsen aslında bunu çok daha net anlayabilirsin.
Son iki gün bunlar çok konuşuldu. Bunun üzerine çok fazla şey dinledim. Dinledikçe kendimi gördüm. Bazen biriyle olumsuz deneyimlerin olur ama o iletişimde arınamadığın ne varsa, o benzeri insanlar hayatına gelmeye devam eder.
Yani;
“Ders sen öğrenene kadar devam eder”
dedikleri tam olarak buna yakındır insan ilişkilerinde. O çarkın içindeyken çok anlamazsın ama hafif bir uzaklaşma esnasında her şey çok belirgin hale gelir. Herkes kendini anlayanla mümkünse.
Bir de aslında çok insani bir ricam var. Kendi içinizde çözemediğiniz her ne varsa hiçbir ilişki türünde onu çözemezsiniz. Uzmanlar tam bu yüzden vardır. Uzmanlara danışınız ve bu sıkıntılarınızın insan ilişkilerinde karşınızdaki insanı acıtmasına izin vermeyin.
Uzman bulun.
Son zamanlarda dinlediğim pek çok şey sonunda o sözün de aslında çok doğru olduğunu anladım.
“Psikiyatriste gerçek hastalar gitmez, gerçek hastaların hasta ettikleri kişiler gider.”
O kadar doğru bir tespit ki aslında.
Kısa süre içinde kullandığınızı, çıkar elde ettiğinizi, bir şeylerden faydalandığınızı düşünebilirsiniz. Kısa sürede karşınızdakinin anlamadığını da düşünebilirsiniz. Bir şey olmadığını da düşünebilirsiniz ama şu olur; uzun süreçte faydalı olmaz. Sizin için.
Bazen bazı yakınlarım böyle kavga etmeyişime, sinirlenmeyişime çok kızar. Eskiden çok kızdım. Suratıma bakıla bakıla inkar edildi.
Evet mi denecek?
Hayır.
Niye kendimi yorayım ki=)
Öyle dediyse öyledir. Ben kendi mücadeleme bakarım.
Meşhur bir sosyal medya videosu var ya, insanlarla tartışmıyorum, korktuğumdan değil, yapacaklarımdan diye.
Seni o hale getirirler, sonra “ama senin öfke problemin var”.
Yok kimsenin, öfke problemi filan yok.
Bazı şeyler bitmesin ve tükenmesin diye de çok uğraşırım ben. Karşımdaki de onun bir mücadele olduğunu anlamaz. Kimse kimseyi cepte de görmesin. Kimse cepte değil.
“Müge’yle Hatalara Dair Bazı Çıkarımlar” konseptli bir içeriğin sonuna geldiniz.
Tebrikler.
Sevgiler,
İyisiniz merak etmeyin.
Sevgi Müge Keçeci


Yorumlar Kıymetlidir…