Kategori: Yazılar
-

sevgiyi almak?
Ortalama Okuma Süresi: 8 dakika Halim tuhaf bir süredir. Cesaretim kırık biraz. Ama yazacağım. Cesur olmanın en zor hali, yazmak. Bir kişi dahi okusa zor. Halim: biri dokunsa saatlerce ağlayacak gibiyim. Ağladım da. En güçlü olmam, kapı gibi durmam gereken yerde zırıl zırıl ağladım. Nutkum tutuldu. Her sevgi büyük jestlerle olmaz. Her cesaret çokça korku…
-

kadın sürücüler.
Ortalama Okuma Süresi: 9 dakika Artık şu lafı haketmeyelim: “Kadın işte!” Yazmak zorundayım. İki, üç saat önce. Orman yolu. Önümüzde bir araç, biz ise normal hızımızda gidiyoruz. Durup durup fren yapıyor. “Tamam bilmiyor” dedik. Sonra baktık, yolu ortalayarak gidiyor “Alkollü mü?” diye düşündük. Sonra bir anda başka sokaklara sapmaya kalktı, yine çok şükür sinyal yok.…
-

yalnız mısın?
Ortalama Okuma Süresi: 10 dakika Bir “thread” olacaktı, bir yazı oldu. Yalnız mısınız? Yalnızlığın gizemli büyüsünün tadını aldınız mı? Çok güzeldir. Ben bazı şeylere çok sinirlenirim. Dokunur yani. Baştan yazalım. Mesela düzenli değildir, girsen evde kaybolursun ama bir ahkâm keser, efendim “düzen şöyle olurmuş, düzen böyle olurmuş” diye. Bayılırım. Yapamam ben öyle. Günlük kelime kullanımımda…
-

uzak şehir hakkında.
Ortalama Okuma Süresi: 10 dakika Yazacağım. Benimle ilgili hiç bunları okumadınız. Biraz da başka şeyler anlatalım. Hazır mıyız? O kadar çok izleniyor ki! Ben geç keşfettim. Oturdum, izledim. Her şeyi izlerim ben; her şarkıyı da dinlerim. Çok okurum. Eğitimli ukalalığım yoktur. Sokağa çıksak, hiç okumamış biri beni hayat tecrübesiyle öyle bir aydınlatır ki o güne…
-

anılar.vol 10. kadın güçlü olacak!
Ortalama Okuma Süresi: 10 dakika Geçtiğimiz gün dedemin ve babama ait faks ve mektuplarını seneler sonra ilk defa tüm cesaretimi toplayıp tek tek elden geçirdim. Bu, bir kısmıydı. Çok duygulandım. Dönemin milletvekillerine, bakanlarına, cumhurbaşkanlarına ait telgraflar… Biraz geçmişe gidelim. Babamın ailesi Gaziantepli. Babamın babası Mahmut Keçeci, tıp okumak için İstanbul’a, üniversiteye geliyor. O zaman Vefa’da,…
-

korkuyorum.
Evlenmekten… Evlilik kurumundan değil. Sadık kalmaktan değil. Aile kuramayacağımdan değil. İnsanlardan… Gerçekten korkuyorum. E malum yaş belli bir kıvama da geldi. Bakışlardan ben anlıyorum, ne demek istendiğini. Sosyal ortama girdiğim andan itibaren gözler soruları soruyor zaten. O hiç umrumda olmaz. Kim ne düşünmüş, bu zamana kadar hiç umrumda olmadı, bundan sonra da olmaz. Ben çok…
-

çocuk gibi çocuk.
Ortalama Okuma Süresi: 10 Dakika “Açılın, yargı makinesi teyze geldi!“ Çok şaka yaptım ama durumlar hiç iyi değil. Her şey bugün bir çizgi film karakterine denk gelmemle başladı. Onu izlediğim an çocukluğum aklıma geldi. Ne kadar mutlu çocuklardık biz! Hayat telaşemiz yoktu, dünya daha sağlıklı ve daha güvenli bir yerdi sanki. Evlenmedim ve aynı düşüncede…
-

dengeleniyoruz.
Dengeli Bir Benlik: Maskülen ve Feminen Yanlarımızı Kucaklamak Kendimizi kucaklayalım. Bütün olalım. Şimdilerde eril enerji, dişil enerji diyorlar. Dengedir bunun adı. Dengeli insan olmak. Tabii zaman ilerledikçe bizler de kendi eksiklerimizi, sıkıntılarımızı tespit edebiliyor ve bunları dillendirebiliyoruz. İnsanın gelişimi de bu şekilde oluyor. Her birimizin içinde, cinsiyetimiz ne olursa olsun, hem maskülen hem de feminen…
-

kadın kendini ifade edecek.
Başka Yolu Yok Ama arsızca değil. Fikrini ifade etmekten çekinmeyecek. “Söylersem kaybeder miyim?” tereddüdünü yaşamayacak. Konuşacak, susturulmayacak. Kadın ya da erkek; terbiyesizlik, arsızlık, laubalilik ya da başkasını kasıtlı olarak kıracak hiçbir şey yapmadığı müddetçe kadın konuşacak, fikrini belirtecek. İnsan çünkü. Söyleyemediği her şey içini yakar, anlatamadığı her şey onu çürütür. Beş ya da altı yaşımdayım.…
-

mahmuz ve kamçı yok. ne yapacaksın?
Ortalama Okuma Süresi: 15 dakika İlk ata başladığım gün ekipmanları öğreniyorum. Bakıyorum, kulüpteki herkesin ayağında demir bir parça var. Bir de ellerinde kamçı, herkeste var. Tam bir öğrenciyim bu hayatta. Hemen ikinci ders soruyorum, ne olduklarını anlatıyorlar. “Yani,” diyorum, “güçlü olursak buna gerek yok.” Yanımdakilerde bir anda bir sessizlik. “Evet, tabii,” diyorlar. Bu cepte. Tabii…
