Kategori: Yazılar
-

korkuyorum.
Evlenmekten… Evlilik kurumundan değil. Sadık kalmaktan değil. Aile kuramayacağımdan değil. İnsanlardan… Gerçekten korkuyorum. E malum yaş belli bir kıvama da geldi. Bakışlardan ben anlıyorum, ne demek istendiğini. Sosyal ortama girdiğim andan itibaren gözler soruları soruyor zaten. O hiç umrumda olmaz. Kim ne düşünmüş, bu zamana kadar hiç umrumda olmadı, bundan sonra da olmaz. Ben çok…
-

çocuk gibi çocuk.
Ortalama Okuma Süresi: 10 Dakika “Açılın, yargı makinesi teyze geldi!“ Çok şaka yaptım ama durumlar hiç iyi değil. Her şey bugün bir çizgi film karakterine denk gelmemle başladı. Onu izlediğim an çocukluğum aklıma geldi. Ne kadar mutlu çocuklardık biz! Hayat telaşemiz yoktu, dünya daha sağlıklı ve daha güvenli bir yerdi sanki. Evlenmedim ve aynı düşüncede…
-

dengeleniyoruz.
Dengeli Bir Benlik: Maskülen ve Feminen Yanlarımızı Kucaklamak Kendimizi kucaklayalım. Bütün olalım. Şimdilerde eril enerji, dişil enerji diyorlar. Dengedir bunun adı. Dengeli insan olmak. Tabii zaman ilerledikçe bizler de kendi eksiklerimizi, sıkıntılarımızı tespit edebiliyor ve bunları dillendirebiliyoruz. İnsanın gelişimi de bu şekilde oluyor. Her birimizin içinde, cinsiyetimiz ne olursa olsun, hem maskülen hem de feminen…
-

kadın kendini ifade edecek.
Başka Yolu Yok Ama arsızca değil. Fikrini ifade etmekten çekinmeyecek. “Söylersem kaybeder miyim?” tereddüdünü yaşamayacak. Konuşacak, susturulmayacak. Kadın ya da erkek; terbiyesizlik, arsızlık, laubalilik ya da başkasını kasıtlı olarak kıracak hiçbir şey yapmadığı müddetçe kadın konuşacak, fikrini belirtecek. İnsan çünkü. Söyleyemediği her şey içini yakar, anlatamadığı her şey onu çürütür. Beş ya da altı yaşımdayım.…
-

mahmuz ve kamçı yok. ne yapacaksın?
Ortalama Okuma Süresi: 15 dakika İlk ata başladığım gün ekipmanları öğreniyorum. Bakıyorum, kulüpteki herkesin ayağında demir bir parça var. Bir de ellerinde kamçı, herkeste var. Tam bir öğrenciyim bu hayatta. Hemen ikinci ders soruyorum, ne olduklarını anlatıyorlar. “Yani,” diyorum, “güçlü olursak buna gerek yok.” Yanımdakilerde bir anda bir sessizlik. “Evet, tabii,” diyorlar. Bu cepte. Tabii…
-

güven mi? his mi?
Ortalama Okuma Süresi: 10 dakika Yazı biraz uzun. Ata binmek bana çok fazla şey katıyor. Onlarla zaman geçirmek bile… Bana kendimi, neleri yapabileceğimi, sınırlarımı, sevdiklerimi, sevmediklerimi, nasıl sınır koyabileceğimi ve daha çok şey. Ama bugünün konusu başka. Çadırda binmeye başladım. Bir tek at, ben ve eğitmenim (her kimse o) vardı. Başka kimse yoktu. Rahattım, sakindim.…
-

sahtehesap.net. NET DEĞİL. kaç net. kim net?
Ortalama Okuma Süresi: 7 dakika Başlık oldukça dikkat çekici: Sahte Hesaplar Günümüzün olayı bu; sahte hesaplar. Bayılıyorum! Bir de ciddi ciddi, gençlerin tabiriyle “profil kasılıyor“. Fotoğraf bul, gerçekçi yap… Uzun iş! Kimi ise bu kadar uğraşmıyor, direkt “yalapşap” bir profil oluşturuyor. Anlıyorsun tabii, sahte. Ama kimin? Hiç sevmem. Yapanı da çok anlayamam. Bu işler benim…
-

kime güveniyorsun?
Herkesle kahveye çıkmam. Herkesi potansiyel arkadaş ya da sevgili olarak göremem. Kriterlerim vardır. Kıstaslarım vardır. Tek bir şeye bakarım. Bir ders daha bugün yazıya döküldü. Evlendiğiniz ve hatta sosyal ilişki kurduğunuz insanlar çok önemlidir. İyi niyetli insanlarla çevrili olun. Kimse mükemmel değildir. Kendi ailesindeki sorunların farkında olup onları dahi aşmaya çalışan insanlar olsun çevrenizde ve…
-

sizi nasıl biliyorlar?
Üç sene önce evdeki ofisi dışarıya taşıdım. Bir daire tuttum ve oradan yazmaya ve çalışmaya başladım. Âdettendir, gelenler sürekli ama sürekli bir şeyler getiriyorlar. Bir süre sonra gelen hediyelere baktım, her yanım “Kaplumbağa Terbiyecisi” görseliyle çevrili. Birçok şeyde hep bir anlam ararım ve bu bana iyi de gelir. Çünkü anlamlandırdıkça kendini anlarsın, hayatta insanların seni…
-

ben Neşet Ertaş’ı tanıyorum.
Türkü dinlemek köylülük mü? Halk müziğini bilmek cahilliğe saygı mı? Peki, bunları dinlemek acizlik ve dinlememek soyluluk göstergesi mi? Ben Neşet Ertaş’ı tanıyorum. Hele ki o çaldığında tüylerim diken diken oluyor. Onların yaşadığı zorlukların binde birini yaşamamış olabilirim ama anlamaya çalışırım. Ne imkânsız aşklar vardır, bilirim. Yan komşumuz Ermeni’ydi, Anadolu Ermenisi; Müslüman bir adamı sevmiş,…
