Kategori: Hayat

  • müge the challenger.

    müge the challenger.

    Ortalama Okuma Süresi: 4 dakika Sokak köpekleri… Çok kovalandım da, çok kaçtığım da oldu. Çocuk yaştan itibaren hem de. O zamanlar kimse sevmediği için çok vahşilerdi. 90’lar çocukları bilir. Benim formülüm basit. Sevginin iyileştirip, ehlileştiremeyeceği canlı yok. O kovalayan köpekler, sonra dostum oldu. Çünkü her gün inatla, sakin sakin bir adım daha yaklaştım. Sonra bir…

  • alışveriş merkezi.

    alışveriş merkezi.

    Ortalama Okuma Süresi: 5 dakika Bazen canım çok alışveriş merkezine gitmek istiyor. Bugün kardeşlerim gitti, bir yanım istedi mesela. Gitmedim. Özeniyorum ama gidiyorum, sonra minik pişmanlık yaşıyorum. Neden gitmek istemediğimi hatırlıyorum. Canım sıkılıyor benim oralarda. Zaten alışveriş mantığını da çok sevmiyorum. Orada harcayacağım kaç saat yerine spor yapmak, yürümek ya da bir film izlemek  daha zevkli…

  • babam gibi.

    babam gibi.

    Ortalama Okuma Süresi: 4 dakika Kadın özgürlüğü, kadın bağımsızlığı, kadının ekonomik özgürlüğü derken böyle bunlardan hiç anlamayan birine çatacak gibiyim. Evren öyle diyecek gibi. Gidişat ona benziyor biraz. Hissikablelvuku diyelim. Geçtiğimiz gün hayatımın birkaç senesini gözden geçirdim. Ne zaman böyle birileri ile görüşmeye başlasam, adamlar ortadan kayboluyor. Uzun uzun bunun üzerine düşündüm. Acaba ne yapıyordum…

  • bir diz sorunu!

    bir diz sorunu!

    Ortalama Okuma Süresi: 8 dakika Yazı notu: Yazının başından uyarımı yapayım. Bu benim hikayem. Herhangi bir yerinde sorunu olan kimse kendine pay çıkarmasın. Her sorun birbirinin aynı değildir. Yazı sonunda bu bilince varacaksınız zaten. Uzun zamandır neredeyse iki senedir bir diz sorunu paylaşıyorum. Herkes soruyor: “Nedir sorun?” diye. Anlatayım… Sene 2015 ya da 2016. Bir…

  • benden özür dile.

    benden özür dile.

    Ortalama Okuma Süresi: 5 dakika “Haksız olma ihtimalimi düşündüğün için benden özür dile” Canım ya. Böyle çok iddialı bir cümleye rastladım. O kadar boşluğuma geldi ki, sinirlendim. Lo-fi müzik dinlerkene, mutluykene nerelere geldi konu. Neden? Toksik çünkü. Ve ben o toksisiteyi nerede görsem tanıyorum. Egonun Everest’i. Ukalalığın arşı. Kendini beğenmişliğin Narkissos‘u. Nasıl kendinin farkında olmadan,…

  • anılar.vol.12

    anılar.vol.12

    Ortalama Okuma Süresi: 5 dakika Fotoğraf makinemi sabah şarja taktım, güzel tutsaydı çekecektim. Yarın okullar bazı semtlerde tatil edilmiş, bunu iyi kar yağacak gibi algıladım. Kar yağsın diye seviniyor bir yanım, bir yanım da üzgün. Hepimiz aynı koşullarda değiliz çünkü. Bu huzursuzluğu ben aşamıyorum. Çok iyi bir fotoğraf arşivim var. Bazen bir açı oluyor, yol…

  • sıçış hikayesi?

    sıçış hikayesi?

    Ortalama Okuma Süresi: 5 dakika Son zamanlarda sık sık “Konuşanlar“ı izliyorum. İzlerken de düşünüyorum. Bana sorsalar ne anlatırım? “Anılar” başlığıyla yazıyorum. Halka açılacak hayallerim çok masum, halka açılmayacak olanlara cevabım ise şu: “Mutluluk” kelimesi yerine “Fantezi” kelimesini koyun siz. Sıçış hikayem çok. Ama iki üç tanesi var ki, ben aklıma geldikçe bile çok gülüyorum. Üniversite…

  • kime güveniyorsun?

    kime güveniyorsun?

    Herkesle kahveye çıkmam. Herkesi potansiyel arkadaş ya da sevgili olarak göremem. Kriterlerim vardır. Kıstaslarım vardır. Tek bir şeye bakarım. Bir ders daha bugün yazıya döküldü. Evlendiğiniz ve hatta sosyal ilişki kurduğunuz insanlar çok önemlidir. İyi niyetli insanlarla çevrili olun. Kimse mükemmel değildir. Kendi ailesindeki sorunların farkında olup onları dahi aşmaya çalışan insanlar olsun çevrenizde ve…

  • anılar.vol.9. ben neden yazıyorum?

    anılar.vol.9. ben neden yazıyorum?

    Bu bir hobi. Öncelikle bunun altını çizelim. Hobilerim genellikle işime dönüşür. Hobiyi işe dönüştürmek gibi bir özelliğim var. Çünkü neden olmasın? İlk Müge yazı kaynaklarına 1998’de rastlayabilirsiniz. Önceleri kendimce şiirler yazardım. Keşke onları bulsam ve sizinle paylaşsam, ne eğlenirdik! Gözünüzden yaş gelirdi. Sonra annem ve babamla tartıştıkça onlara duygularımı ifade eden yazılar yazmaya başladım. Hepsi…

  • çok çirkin.

    çok çirkin.

    Yaşın biraz ilerdeyse ve bakireysen, hayat çok zor. Zor mu? Çok sıkıntılı bir noktadayız. Komik mi? Travmatik mi? Sizce? 2000’li yıllarda, yabancı, özellikle Amerikan dizileri Türkiye’ye yeni yeni giriyordu. O zamanlar, üç beş kişi dışında ne suşiden haberimiz vardı, ne Çin restoranlarından ne de büyük karton bardaklı kahve zincirlerinden. Yavaş yavaş kızlar, bir kutu dondurma…