klişelere inanın!

Ortalama Okuma Süresi: 3 dakika

Birkaç sene önce. Zor bir zamanım. Beni çok üzen bir gündü. O an değil ama sonrasında çok üzülmüş ve gitmekten de imtina ettiğim, kaçtığım bir yerdi. Anısı kötüydü yani. Çok gittiğimiz bir yerdi. Ama en son gittiğimde çok iyi anılarım olmamıştı.

Hani bazı yerlere giderken ya da önünden geçerken kalbiniz bir ayrı çarpar, heyecan yaparsınız ya; işte öyle bir yerdi. Bazı kötü anılarınız canlanır ve ayaklarınız geri geri gider ya, tam da öyle bir yerdi.

O günden sonra da bir daha gitmemiştim. Yakınında bir yere gitmek zorunda kalmış fakat çok gergin gitmiştim, yüreğim pırpır.

Liseden arkadaşlarımla buluşmak için plan yapıyoruz.

Bazı mekanlar var, gerçekten buluşması rahat. Hem rahat oturuluyor, hem rahat sohbet ediliyor. Önerilerimi ben de sundum.

Birkaç yer seçildi. Seçilenler arasında birkaç yer de oylandı.

Ben kendime bir söz verdim, birçok şeyi aşacağıma dair, o korkularımdan, çekincelerimden, daha üstün gelebilmek için mücadele verecektim. Üzgünlüklerimin yerini kahkahalarla dolduracağıma…

O yer de listedeydi.

Sözüm vardı kendime.

Kaçmayacaktım. Benim vardır öyle kaçmalarım çünkü. Kaçarım.

Bu defa kaçmamak için söz verdim kendime.

At binmek gibi biraz da. Hep bir düşme tehlikesi vardır, onu bilerek binersin atına. Ama düşeceksin diye o keyiften mahrum da kalmak istemezsin. Nitekim birçok kez düştüğünde de gülersin. Ben gülerim. Sonra tekrar biner, biraz tedirgin olur, düştüğümü unuturum.

O gün de öyle oldu. Düştüğüm gibi binmek gibi oldu.

Herkes oyunu kullandı.

Birkaç oy kalmışken, elim titreye titreye bastım oraya.

Sevdiğim de bir yerdir.

Nasıl heyecanlıyım. O günden bu yana gitmemiştim oraya.

Korkuyordum da. Huzursuz da hissettim kendimi giderken yolda. Ama gidiş sebebim güzeldi.

Ama yine de kaç senedir görmediğim arkadaşlarımla buluşacaktım. Yine de o gerginlikle birlikte “seneler sonra bir araya geleceğim arkadaşlarımla güzel bir akşam olacak mı?” kaygısı da vardı.

Girdim, oturdum.

Tam da o kötü gün oturduğumuz yerin bir ön masasında.

Anında hatırladım.

Oturduğum masada o gün aklıma geldi. Bir an daldım. Masaya adapte olamadım.

Sonra toparladım.

Yarım saat sonra ise olanlar oldu. Ben gözlerimden yaş gele gele kahkahalarla gülmeye başladım.

Bütün gece güldüm.

Bir klişe vardır hani; “Ağladığın yerlerde gül” diye.

O klişeyi son zamanlarda çokça yaşıyorum.

Derinden.

Ağladığım yerlerde kahkahalarla gülüyorum.

Bugün düşünürken yine gözlerim minik bir nemlendi, biraz da ağlamış olabilirim. O günü hatırlayıp, hafta sonu yaşadıklarımı düşününce…

Hayat güzel şeyler sunuyor. O zaman mutluluğun değeri daha iyi anlaşılıyor belki de. Önce bir kapalı havayı öğreniyorsun ki, sıcakta olsa güneşe şükretmek için belki de.

Umutlu olunuz. O günler zordu. Geçmez sanardım. Geçti.

Bugün o ağladığım yerde, güldüm.

Gülüyorsunuz, merak etmeyin.

Güleceğiz.

Sevgiler…

Sevgi Müge Keçeci

Yorumlar Kıymetlidir…

Comments (

0

)