ortalama okuma süresi: 5 dakika
Benim liseden itibaren hayalimdi yurtdışında okumak. Babam izin vermedi. Sonra o gittikten sonra, ben gidemedim. Kaldım. Hayat telaşesi, ailem derken kaldım burada.
Bir zaman sonra bana bir şeyler tak dedi. Pandemi sonrası da sıkıntılı bir süreç sonrasında yurtdışına gitmek istedim. Ama bazı şeyleri bahane ettim. Ata başladım. Atlar vardı. Gitmek zor oldu benim için kaldım. Temelli bir gidiş olamazdı.
Pandemide çok birlikte olduk. Beraber kimle kaldıysak.
Kendi alanıma o kadar ihtiyaç duydum ki, o kadar.
Hemen kendime sakin bir yer aramaya başladım. Kendimle kalabileceğim sakin bir yer. Hem ofis, hem de kimsenin çok rahat edemeyeceği, sadece kendimle kalabileceğim bir alan.
Ailemi de seviyorum, tuhaf bir yaşantım da olmayacaktı. Evimde ayrı bir alanda sadece kendimle kalacaktım. Nasıl iyi gelecekti biliyordum.
Bir ev buldum, çok kişiden uzak, sesten gürültüden, nasıl tatlı bir yer. Işığı, manzarası çok tatlı tam ben bir ev oldu.
Kafayı nasıl topladım.
Nasıl kendime geldim.
Neler yaşamıştım pandemi sonrası.
Bazı şeylerden arınmak için insanın bazen çokça kendiyle kalması gerekiyor. Herkesin söylediklerinden arınmak, kendine dönmek o kadar kıymetli ki…
Orada da bulundum o ayrı. Ama kapımı kapattığımda kendimle kaldım. O kadar kıymetliydi ki o günler. Sonra bir yerim daha oldu. Yine aynı şekilde. O kadar sakin, o kadar ben.
Çok yakınlarım bildi. Kardeşim dediklerim bildi, dostum dediklerim bildi sadece. Anahtarını verdiklerim oldu. Öyle bir alan oldu oralar.
Güzel anılar biriktirdik.
Güzel günler yaşadık.
Güzeldi.
Kendimeydi amacım. Kendi kendime kalmaydı amacım. Kendime daha çok özen göstermekti amacım. Yaptım. Nasıl iyi geldi.
Erkek arkadaş, sevgili yok. En önemlisi o ev trafiği yok. Kafayı karıştıran yok. Kendinlesin. Kendine yemek yapıyorsun, kendine müzik açıyorsun, alıyorsun kitabını okuyorsun. Bu kadar.
Kendime geldim. Kendimi buldum.
Herkese de tavsiyemdir. Evlenmeden önce, önce kendinizle evlenin. O çok önemli.
Kendinizle evlenin, kendinizi görün. Kendinizi anlayın. Tahammülünüzü, nelerin rahatlattığını, nasıl bir hayat istediğinizi görün.
Görün ki, mutsuzluklar azalsın, gördün ki yarın öbür gün evlendiğinizde mutlu olma amacı taşıyın. Direncinizi görün, sizi ileri götüren alışkanlıklarınızı pekiştirin. Kimsenin etkisinde kalmayacağınız bir alanınız olsun.
Geçenlerde eski bir komşum dedi ki “senin ev satılık“. O benim ilk göz ağrım, yeri ayrı. Alıcısına da hayırlı olsun. İçim gitti. Güzel bir evdi orası. Güzeldi yani. Güzel anılar vardı ama onun da görevi oydu. Belki biraz da artık sosyalleşme zamanıdır. O sakinlik belki de yeterlidir. O ev belki de görevi oydu.
İki evin de ilk oturanı ben oldum.
Arındım, bıraktım.
Var kafamı kurcalayan yerler.
Şehir bizim, mahalle bizim. Bakalım yol bizi nereye götürecek. Bakalım, neresi var hikayemizde. Nasıl bir yer var. Bilemeyiz. Onun için de bir süredir evdeyim. Bir yandan çalışıyor, bir yandan yolumu çizmeye çalışıyorum. Bulacağız.
İkisini de çok severek tutmuştum.
Bakınıyorum sürekli.
Kendi alanıma ihtiyacım var, onu biliyorum.
Belki ofis olur bu sefer, belki geçen seferler gibi olur. Onu bilemem.
Göreceğiz.
Ama yapın.
Hepinize tavsiyemdir. O kadar iyi geliyor ki…
Kendinle kalmak.
Kendine bakmak.
Kendine dönmek.
Neden biliyor musunuz?
İstesekte istemesekte, insanlar bizim hakkımızda bazen çok fazla varsayımda bulunuyorlar. İster istemez bunlardan etkileniyoruz. O hengamede insan kendini daha çok sorgular oluyor.
İşte, o alan sana kendini kabullenme ortamını sağlıyor. Sakinliğini, olduğun gibi sen olduğunla barışmanı daha kolay hale getiriyor.
Oralarda öyle iş fikirleri çıktı, öyle yazılar çıktı. Kendi kendime neler çıkardım. Ne icatlar.
Ama en önemlisi ikinci evde “artık tamamım” dedim.
“Artık biri olabilir ve hazırım” dedim.
Önce kendinle tamamlanmalı insan. Hele ki kadın.
O çok önemli.
Neyin beslediğini, nasıl beslendiğini, nasıl iyileştiğini, nasıl savaştığını bilmen önce kendin için önemli.
Yani kendi alanın önemli.
Kendini yetiştirdiğin bir alanın.
Kızlar, size diyorum.
O hengameden kopup kendinizi bilmeniz önemli.
O evleri tıkıştırmadım, doldurmadım. Sessiz sakin o durağanlıkla kaldım.
Siz de kalın.
Parti için değil, önce kendinize destek için.
Önce kendiniz için.
Kendime yetişkinliğimden iki sene izin verdim. Minik bir güncelleme yaptım. O evlerin de hizmeti oydu benim için.
Kim olduğumu hatırlattılar bana.
Dediler şaka yollu “erkek atarsın artık” dediler, “ne için tuttun ki başka?” dediler, “parti evine çevirmek istediler“, “saygı duymadılar“.
Öğrendiler.
Sınırlarımızı da çizmeyi çok iyi öğreniyoruz.
Sevgiler,
Sevgi Müge Keçeci


Yorumlar Kıymetlidir…