Ortalama Okuma Süresi: 7 dakika
Başlık oldukça dikkat çekici: Sahte Hesaplar
Günümüzün olayı bu; sahte hesaplar. Bayılıyorum! Bir de ciddi ciddi, gençlerin tabiriyle “profil kasılıyor“. Fotoğraf bul, gerçekçi yap…
Uzun iş!
Kimi ise bu kadar uğraşmıyor, direkt “yalapşap” bir profil oluşturuyor. Anlıyorsun tabii, sahte. Ama kimin?
Hiç sevmem. Yapanı da çok anlayamam. Bu işler benim pek hoşuma gitmez. Gizli işi pek sevmem çünkü. Ne yapıyorsam “dan dan” yaparım. Anlarsın zaten.
Sahte hesaplar bana göre şunu ifade eder “ben bilmem kim olarak kendimi ifade edemiyorum” ya da “o kişi olarak söyleyecekleri söylemeye cesaretim yok, buradan yazıyorum“.
Bunu kabul etmiyorum. İnternet veya sosyal medya, adına ne dersek diyelim, bir sosyal ortamdır. Her sosyal ortamda olduğu gibi bu alanlarda da söyleyeceklerimize, yapacaklarımıza, yazacaklarımıza dikkat etmek zorundayız. Yani diyelim ki birine öfkelendik ve durup dururken bir şey bizi ona küfür etmekten engelliyorsa, bu alanda da engellemeli. Şöyle ki, durup dururken birine öfkelenip küfür ederseniz dayak yersiniz. İnternet veya sanal ortamda bunu yaparsanız bu durum ortadan kalkar. Yani bu, kaçak bir oyundur. Fiziki bir alanda birine yüz metre öteden küfür edip kaçmak gibidir. Zaten sizi yakalayamaz.
Kişilikler oluşturulmuş; oradan herkese “sallıyorlar“. Ne oldukları da, kime “salladıkları” da belli değil. Yazıyorlar. Mesela ben de yazıyorum ama ben muhatabına da söylüyorum aklımdakileri, hislerimi, düşündüklerimi. Kendi fikrimin ve düşüncemin arkasındayım. Kaçak olmayalım. Bununla ilgili çok okudum, çok araştırdım.
Hiç aklıma gelmeyen insanların sahte sosyal medya hesabı olduğunu öğrendim. Koca koca insanlar! Peki, “Neden?” diye sorduğumda cevap şu: “Merak ettiğime bakıyorum.“
Ben de bakıyorum. Gerçi pek de merak etmiyorum. Etsem gurur yapmam, girer bakarım. Görsün, ne olacak ki? Baktım evet, bakarım da. Bakmıyorsam eğer bakmam. Baktığımı anlamasın diye sahte bir hesaba başvurmam. Zaten bu yapılıyorsa ya bakmaya değer değildir ya da bakmanın bir anlamı yoktur.
En sevdiğim de, sahte hesaplar üzerinden “sahte hesap uzmanları“. Tespitler var, o var, bu var. Birilerine öfkeliler ama kime? “Gelinim sana söylüyorum, kızım sen anla.“
Hayatın her alanında net olmak çok önemli. Kendini açıkça ifade etmek. Bu, bir yere gidip gitmemek gibi değil, daha önemli konular. O, keyfe kederdir. Mesela; bir insanın hayatının neresinde olmak istediğini bilmek, mesela bir insanın senin hayatında ne olduğunu hissettirmek… İlişki boyutu ne olursa olsun, insan bilmek ister.
Hele o sahte hesap işleri yok mu, bayılıyorum! Gir bak. Kendin olarak bak. Hayatımda hiç olmadı, hiç girmedim o işlere. Merak edersem girer bakarım. Niye gocunayım, “Girdim baktım.” derim. Siz de öyle yapın. Yapmayın böyle şeyler. Önce kendinize karşı dürüst olun.
Rahatsız eden de oldu, hayranlığını belirten de. Hayranlığı bir derece… Hem cepte dursun, ama elimde de birisi dursun. Ben bu devrin en çok bu olayına alışamıyorum. “Yedekleme” nedir, gerçekten anlamıyorum. Bu da ayrı bir yazının konusu olsun. Her anlamadığımda da kendimce bir çıkar yol bulmak için şu sözü anlamaya çalışıyorum:
“Sümer tabletlerinde ‘Bu gençlik nereye gidiyor?’ yazısını gördüğümden beri gençleri sorgulamıyorum.” ~ Muazzez İlmiye Çığ. Kendisini rahmetle anıyorum. Ama ben gençlikten ziyade bambaşka şeyleri sorguladığımı fark ediyorum.
Sahte hesaplarımız olsun, bilmem kaç flörtümüz olsun. Her gün bir kahveye çıkalım. Aynı anda bilmem kaç kişiyi tanımaya çalışalım. Erkekler, kızlar biri için birbirine girsin. Bunları normalleştirmeyelim; normal değil çünkü.
Ayrılalım ama cepte dursun. İntikam alalım, yok öyle yapalım yok böyle yapalım.
Kuş Uçuşu. Bu dizi bunun en bariz örneklerinden biriydi. Sahte hesapların neler yapabileceğinin en iyi örneğiydi. Şu sahne:
Kızlar, yapmayın bunları. Yolunuza bakın. Sahte hesaplarınızı kapatın. Biten bitti. Bakmayın. Ben çok gördüm, hepsine de aynısını yaptım, söyledim. Bu sevgi değil, aşk değil. Bu, bir süre sonra insanda gereksiz bir bağ yaratır. Ben de düşer gibi oldum bu tuzağa, hemen uyandım. Kendinize gelin. Sahte hesap açmadım ama baktım. O bile saçma geldi sonrasında. Karşımda muhatap yok çünkü.
Cepte de tutuluyor olabilirsiniz, sizi yedeklemiş de olabilir; hepsi olabilir. Bırakın. Siz zaman ve emek harcadınız ve gerçekten karşılık alamadıysanız alamazsınız.
Bir de mağdur olan kızlar, dikkat edin. Toparlanın. Yardım alın. Kendinize dönün. Biri, eğer bir derdi varsa, bir sorunu varsa, gelsin yüzünüze konuşsun. Çözüm odaklı olan insan fiziki olarak karşınızda olur; gerisi gereksiz çaba. Sakın umutlanmayın.
Size gerçekten değer veriyorsa dimdik durur karşınızda; bunlara başvurmaz. Ben gözümle gördüm. Bir arkadaşımın reddettiği çocuğun, kapıdan çıkıp bacadan girdiğini, elinde çiçeklerle hem de, kızın suratına suratına “Konuşalım!” dediğini. Hiç mi yok gururu? Hiç mi yok egosu?
Bir restoranda elinde çiçeklerle kızın karşısında bekledi; dakikalarca hem de. Birçoklarına göre rezil oldu ama o direndi. Sevmiş çünkü.
Kendinize gelin. Bu sevgi de değil, aşk da değil. Eğer sevgi ve aşk insanıysanız şu söz son zamanlarda bir dizide geçti ve çok doğru: “Aşk, başlaması çok kolay ama bitirmesi çok zor bir savaş gibi düşün. Aşıksan cesur olmak zorundasın!”
İki taraf da. Bu kesinlikle tartışma kabul etmez bir gerçek. Gerçekten seviyorsa sizi kaybetmemek için savaşır; bahanesi de olmaz, gururu da, egosu da.
Aksini de romantize etmeyin. Sağlıklı değil çünkü.
Uzmanlara bakalım mı?
Çünkü durum bunların çok ötesinde. Mağdurları var bu hesapların. Siz onlardan olmayın, okuyun bilin.
Sahte Hesapların Hedef Aldığı Kişiler Üzerindeki Etkileri
Güven Kaybı ve Paranoya: Sahte hesaplar, özellikle kimlik hırsızlığı veya siber zorbalık durumlarında, mağdurlarda ciddi bir güven kaybına neden olabilir. Kişiler, internet ortamında kimin gerçek kimin sahte olduğunu ayırt etmekte zorlanabilir ve bu durum paranoyaya yol açabilir.
Anksiyete ve Depresyon: Sahte hesaplar aracılığıyla yapılan taciz, tehdit veya hakaretler, mağdurlarda anksiyete, depresyon, uyku bozuklukları ve hatta travma sonrası stres bozukluğu gibi psikolojik sorunlara yol açabilir.
Sosyal İzolasyon: Sahte hesaplar, mağdurların sosyal çevresinden izole olmasına neden olabilir. Kişiler, güvendikleri insanlara bile şüpheyle yaklaşabilir ve sosyal etkileşimlerden kaçınabilir.
Özgüven Kaybı: Sahte hesaplar aracılığıyla yapılan itibarsızlaştırma veya aşağılama kampanyaları, mağdurların özgüvenini ciddi şekilde zedeleyebilir.
Sahte Hesapları Kullanan Kişilerin Motivasyonları
Psikologlar ve sosyologlar, sahte hesap kullanan kişilerin farklı motivasyonlara sahip olabileceğini belirtiyorlar:
Anonimlik ve Güç Duygusu: İnternetin anonim ortamı, bazı kişilere gerçek kimliklerini gizleyerek istedikleri gibi davranma ve bir güç hissi yaşama imkanı sunar. Sahte bir kimliğin arkasına saklanarak, normalde yapmayacakları davranışlarda bulunabilirler.
Sosyal Kabul ve Ait Olma İhtiyacı: Bazı kişiler, popüler veya kabul gören bir gruba ait olmak için sahte hesaplar oluşturabilirler. Bu hesaplar aracılığıyla, gerçek hayatta elde edemedikleri sosyal kabulü sanal ortamda arayabilirler.
Kişilik Bozuklukları: Bazı durumlarda, sahte hesap kullanımı narsizm, antisosyal kişilik bozukluğu veya manipülatif eğilimler gibi psikolojik sorunların bir belirtisi olabilir.
Duygusal Boşlukları Doldurma: Sahte kimlikler aracılığıyla kurulan sanal ilişkiler, bazı kişilerin gerçek hayattaki duygusal boşluklarını doldurma çabası olabilir.
MIT’de profesör olan Dr. Turkle, teknolojinin insan psikolojisi üzerindeki etkileri konusunda uzmanlaşmıştır. “Connected, but Alone?” (Bağlantılı Ama Yalnız mı?) adlı kitabında, sanal kimliklerin ve sosyal medyanın insan ilişkileri ve özgüven üzerindeki etkilerini incelemektedir. Sahte hesapların, gerçek kimliklerin ve ilişkilerin değerini düşürdüğünü ve insanları yalnızlaştırdığını vurgulamaktadır.
Psikolog Dr. Sherry Turkle’ın sahte sosyal medya hesapları ve genel olarak internetin psikolojik etkileri üzerine çok sayıda açıklaması ve çalışması bulunmaktadır. Özellikle sanal kimlikler, sosyal medyanın insan ilişkileri üzerindeki etkileri, yalnızlık ve bağlantı arasındaki denge konularına odaklanmıştır. İşte Dr. Turkle’ın bu konularla ilgili bazı önemli tespitleri ve açıklamaları:
Sanal Kimlikler ve Gerçeklik Algısı
Dr. Turkle, “İkinci Benlik: Bilgisayarlar ve İnsan Ruhu” adlı kitabında, bilgisayarların ve internetin sadece araçlar olmadığını, aynı zamanda düşünce şeklimizi ve kendimizi nasıl algıladığımızı da etkilediğini vurgular. Sanal ortamda yaratılan kimliklerin, gerçek kimliklerimizle etkileşime girdiğini ve bazen bu ikisi arasındaki sınırın bulanıklaştığını belirtir. Bu durum, sahte hesapların kullanımının yaygınlaşmasıyla daha da belirginleşmiştir. Sahte hesaplar, gerçek olmayan kimliklerin yaratılmasına ve bu kimliklerin gerçek insanlarla etkileşime girmesine olanak tanır, bu da gerçeklik algımızı ve güven duygumuzu zedeler.
Sosyal Medyanın Yalnızlık ve Bağlantı Üzerindeki Etkileri
“Yalnız Birlikte: Neden Teknolojiden Daha Fazlasını ve Birbirimizden Daha Azını Bekliyoruz?” adlı kitabında Dr. Turkle, sosyal medyanın paradoksal bir şekilde insanları hem birbirine bağladığını hem de yalnızlaştırdığını savunur. Sanal bağlantıların, gerçek yüz yüze etkileşimlerin yerini aldığını ve bunun da yalnızlık duygusunu artırdığını belirtir. Sahte hesaplar bu durumu daha da karmaşık hale getirir çünkü insanlar gerçek olmayan kişilerle sanal ilişkiler kurabilir ve bu da gerçek hayattaki ilişkilerden uzaklaşmaya yol açabilir.
Sahte Hesapların Psikolojik Etkileri
Dr. Turkle, sahte hesapların yarattığı güvensizlik ortamına dikkat çeker. İnternette kimin gerçek kimin sahte olduğunu ayırt etmenin zorlaştığını ve bu durumun insanlarda paranoya ve şüphe duygularını artırdığını belirtir. Ayrıca, sahte hesaplar aracılığıyla yapılan siber zorbalık ve tacizin mağdurlar üzerinde derin psikolojik yaralar açabileceğini vurgular.
Teknolojinin Empati Üzerindeki Etkisi
Dr. Turkle, teknolojinin, özellikle de sosyal medyanın, empati yeteneğimizi olumsuz etkileyebileceğini savunur. Sanal etkileşimlerin, gerçek duygusal bağ kurmayı zorlaştırdığını ve insanların birbirlerinin duygularını anlamakta güçlük çekebileceğini belirtir. Sahte hesaplar bu durumu daha da kötüleştirir çünkü insanlar gerçek olmayan duygusal tepkilerle karşılaşabilir ve bu da empati yeteneklerini köreltebilir.
Dr. Turkle’ın Önerileri
Dr. Turkle, teknolojiyi tamamen reddetmek yerine, onu bilinçli ve dengeli bir şekilde kullanmamız gerektiğini savunur. Gerçek yüz yüze etkileşimlerin önemini vurgular ve sanal bağlantıların bu etkileşimlerin yerini almaması gerektiğini belirtir.
Ayrıca, çocukların ve gençlerin internet ve sosyal medya kullanımı konusunda eğitilmesinin ve bilinçlendirilmesinin önemine dikkat çeker. Onlara sanal kimliklerin ve sahte hesapların doğası hakkında bilgi verilmesi ve çevrimiçi güvenlik konusunda farkındalık yaratılması gerektiğini savunur.
Sahte hesapların psikolojik etkileri karmaşık bir konudur ve her bireyi farklı şekilde etkileyebilir. Bu konuda daha fazla bilgi edinmek için uzman kaynaklara başvurmak ve gerektiğinde bir psikolog veya terapistten destek almak önemlidir.
Dr. Sherry Turkle, sahte sosyal medya hesaplarının ve genel olarak internetin psikolojik etkileri konusunda önemli tespitlerde bulunmuştur. Sanal kimliklerin gerçeklik algımızı nasıl etkilediği, sosyal medyanın yalnızlık ve bağlantı arasındaki dengeyi nasıl bozduğu ve teknolojinin empati yeteneğimizi nasıl etkileyebileceği konularına odaklanmıştır. Bu tespitler, sahte hesapların psikolojik etkilerini anlamak ve bu konuda farkındalık yaratmak için önemli bir temel oluşturmaktadır.
Ek Kaynaklar
Sherry Turkle’ın web sitesi: www.sherryturkle.com
Dr. Turkle’ın kitapları: “İkinci Benlik: Bilgisayarlar ve İnsan Ruhu“, “Yalnız Birlikte: Neden Teknolojiden Daha Fazlasını ve Birbirimizden Daha Azını Bekliyoruz?“, “Konuşmayı Geri Kazanmak: Dijital Çağda Sohbetin Gücü“
Sevgiler,
Sevgi Müge Keçeci (Aşk Doktoru Değilim:)
Not: Yazıda kitaptan bahsettiğim için #reklam yazıyorum. Ama kitap ve dizi #reklam değil. Çünkü kaynak olarak bahsettim.


Yorumlar Kıymetlidir…