,

mahmuz ve kamçı yok. ne yapacaksın?

Ortalama Okuma Süresi: 15 dakika

İlk ata başladığım gün ekipmanları öğreniyorum. Bakıyorum, kulüpteki herkesin ayağında demir bir parça var. Bir de ellerinde kamçı, herkeste var.

Tam bir öğrenciyim bu hayatta. Hemen ikinci ders soruyorum, ne olduklarını anlatıyorlar.

Yani,” diyorum, “güçlü olursak buna gerek yok.” Yanımdakilerde bir anda bir sessizlik. “Evet, tabii,” diyorlar. Bu cepte.

Tabii arkasından ikinci soru: “Rahatsız etmez mi bir atı bu?

Yok, onu da kullanmayı öğreniyorsun,” diyorlar.

Hayır,” diyorum, “mesela mahmuzu çok sıkarsak canını yakmaz mı?

Olur mu?” diyorlar, “Mahmuz yarası olur, cildi aşınır.

Bir de bunu normal gibi anlatıyorlar. Konuşmanın genelinde bir tuhaflık var. Ben mi, onlar mı, tam anlayamıyorum.

Yani,” diyorum, “zorunlu mu?

Hayır.”

Peki, biz gelişirsek gerek var mı?

Hayır.” bir sırıtmayla ekliyorlar “Sen oralara gel de zaten kendin takmak isteyeceksin“.

Ben üç sene at bindim. Geçtiğimiz sene iki üç kez çıkabildim doğru düzgün üzerine. Bir defa mahmuz, bir defa kamçı kullandım. İlk derslerde elime tutuşturdular. Vuramıyorum. Azarını yiyorum sürekli: “Vur ata, vur ata!” Mümkün değil, vuramıyorum.

Bu defa da “At seni yönetir,” diye azar yiyorum.

Bu işi kafaya taktım. Nasıl spor yaptığımı size anlatamam. Terminatör gibi oldum. Uzman değilim, antrenör de değilim ama birçoklarına göre çocuklara basit eğitimleri verebilirim. Sertifikam yok. Zaten yapmam da, yapmadım da.

Ama çok at binen izledim. Sabah girdiğim çiftlikten akşam çıktım. Gözlem, sürekli gözlem ve daha çok gözlem.

İyi de eğitmen olurum belki, bilemem. Ama velilerle ters düşerim, biliyorum çünkü kurallarım var ve insanlar kuralları sevmez.

O çocuk ata binecekse, spor da yapacak; yediğine, içtiğine de dikkat edecek, empati yönünü geliştirecek. Yani at, bir hobiden ziyade bir yaşam tarzı.

Mesela o patlayan yeleklerden kesinlikle giydirmem; bence çok tehlikeli. Hemen gözlemlerimi paylaşayım. Attan düştüğünde o yelek patlıyor ve çok ses çıkarıyor. Her ne sebepten olursa olsun, attan düştüğünüzde çıkan o ses daha çok atı ürkütüyor ve daha kontrolsüz hareket etmesine neden oluyor. Çünkü çok ani ve büyük bir ses. Yani aslında bence daha tehlikeli.

Mahmuz ve kamçıyı da unutacaklar. Gerekirse bir ya da bir buçuk sene hiç atlamadan sadece biniş çalışacaklar.

Şimdi mahmuz ve kamçıdan önce neden bir ya da bir buçuk sene biniş çalışmaları gerektiğine gelelim.

Ben, birilerinin şahsi hırsları yüzünden bir ya da bir buçuk sene o çadırın içinde at bindim. Sadece süratli ve dörtnal. Ne mahmuz, ne kamçı ne de at botu ve at yeleği.

Aslında onlar bana çok büyük iyilik yaptılar. Ne olursa olsun, o atın üzerinde durmayı kendi kendime öğrendim. O atı hiçbir şeysiz yönetmeyi öğrendim. Çareler çoğu zaman çaresiz kaldı atın üzerinde. Kendi çaremi buldum. Bacaklarım kuvvetlendi. Kuvvetlendikçe daha çok kendime güvendim.

Şimdi gelelim mahmuz ve kamçı hikâyelerimize.

Bir at var. “Mahmuz olmadan olmaz,” dediler. Çadırdayım, yeni ders almaya başladığım zamanlar. Çok ısrar ettiler. “Kaldıramazsın, öyle olmaz, böyle olmaz,” dediler. “Tamam,” dedim, taktım. İlk kez.

Süratlide bir sorun olmadı. Dörtnala kalktık. Sorun yok. Ben zaten ayaklarımı kesinlikle yaklaştırmıyorum ata. Sürekli de eğitmenim bağırıyor: “Ayaklarını yanaştır!” İşte insan hissediyor. Ayaklarımı dörtnalda yanaştırdığım gibi at bir süre sonra uçtu. Çadırın içinde kaçırdı beni. Ben zaten bu durumu ikisi olmadan da yönetebiliyorum ama anlatamıyorum. Bacakların kuvvetliyse eğer, at zaten topuğunu hissettiğinde ve doğru gücü uygulayabilirsen dörtnala da kalkar, elini doğru kullanırsan düzgün de yönetebilirsin.

Bir de yetenek vardır. Bir his. Hepsini birleştirebilirsen eğer yapamayacağın bir şey yoktur. Bende olan bu şeyi, söylediklerimi hep çok hafife aldılar maalesef. Ben de tabii acemiyim, sesimi çıkarmadım hiç. Halbuki inandığın şeyde direneceksin. Ben böyle geldi, böyle gider insanı değilim. Yanlış gördüğümü kabullenemem.

Hızlansın diye sen biraz daha efor sarf etmek zorundasındır sadece. Daha hızlı oturup kalktıkça süratlisi de hızlı olur.

Daha önceki yazımda bahsetmiştim, mahmuz olmadan kimsenin kaldıramadığı atı nasıl kaldırabildiğimi. Kuvvetli bir bacak. At bu arada gerçekten ağır bir at. Yani o atla siz dört tur dörtnal yaptığınızda bitiyorsunuz; hele ki yazın, ruhumuzu teslim ediyoruz at hız alana kadar. İnen helak olmuş bir şekilde iniyor.

Daha önce de anlatmıştım. “Mahmuz ve kamçısız gitmez,” dedikleri at, ikisi olmadan da öyle bir gitti ki hatta aldı beni kaçırdı. Koca manejde yaklaşık altı yedi tur atı tutamadım. Neden? Çünkü “Gitmez,” dediler. Madem mahmuz yok, “Kuvvetli bacak!” dediler. Öyle vurmam da topuğumla, sıkarım.

Sonuç: Eğer ikisinden biri, hatta mahmuz olsaydı bu durum daha da vahim olabilirdi çünkü insan ister istemez bacak hareketleri ile mahmuzu daha çok kullanır, kontrol edemediğinde. Ayak çarptıkça at daha da alevlenir ve daha ileri gider.

Zaten ata binince tam Müge ortaya çıkıyor. Hiç olmadığım kadar kararlı ve kendime güvenir oluyorum. Sanki varsa eğer önceki hayatımda bir biniciymişim gibi.

Binicilikte kamçı ve mahmuz, atla daha etkili iletişim kurmak ve bazı durumlarda atın performansını artırmak için kullanılan yardımcı araçlardır. Ancak bu araçların doğru ve bilinçli kullanımı çok önemlidir. Yanlış kullanıldıklarında ata zarar verebilir ve binici ile at arasındaki ilişkiyi olumsuz etkileyebilirler.

Kendimi de araştırdım; ben doğal biniciymişim. Yani herhangi bir yardımcı ekipman olmadan binenlere böyle denirmiş. Sonuna kadar da bunu savunacağım çünkü ben o mahmuz yaralarını görmekten nefret ediyorum. Çünkü biliyorum ki bu bir binici tembelliği. Bu konuda kesinlikle hiçbir açıklamayı ve mazereti kabul etmiyorum.

Peki, gelelim konumuza.

Bu konuda çok araştırdım, çok okudum. Nedeni, çok senelerdir binen çok usta kişilerin arasındayım. Onlarla olan diyaloglarımda her zaman bundan bahsederim. Onlarla da konuşuyorsan eğer, bir şeyler hakkında da bilgin olmak zorunda. Yani savunduğun tezin arkasında durmak zorundasın.

Biliyorum bunu okuyan birçok binici bana içinden “ama ne atlar var, bunlarsız olmuyor” diyor. Anlattım. Ben o atlardan birçoğuna bindim. Zaten burada bahsettiğim at kırmak yani küçük atı insan binişine hazırlama süreci değil. Sıradan bir insanın at binişi için.

At binişinin her günü bir eğitimdir. Hem at, hem de bizler için. Buradaki en önemli şey kendimize güven ve kararlılık. Bu ikisi yeterli derecede varsa eğer zaten at onu hissediyor. Bu biniş dışında kendi içimizde geliştirmemiz gereken bir şey.

Yani aslında spor kendi içinde çok psikolojik. Çok sağlam olması gerekir doğru biniş için.

O nedenle de “Hipoterapi” vardır. Başka hiçbir sporda yoktur bu denli bir tedavi biçimi. Süreç çok psikolojiktir.

Neyse.

Kamçı Neden Kullanılır?

Kamçı, atın baldır ve ağırlık yardımlarına verdiği tepkiyi güçlendirmek ve atı daha duyarlı hale getirmek için kullanılır. Bir nevi “hatırlatıcı” görevi görür.

Zaten ben kişilik olarak birinin bana yapmam gereken şeyi sürekli hatırlatmasına çok sinir olurum. Bunu da başka bir canlıya yapmak hoşuma gitmiyor.

Kamçı Kullanım Alanları

İleri Yönlendirme: Atın daha enerjik ilerlemesini sağlamak veya geçişlerde atı teşvik etmek için kullanılabilir. Ayarı kaçırırsan çok enerjik olur.

Yönlendirme ve Kontrol: Dönüşlerde veya yan geçişlerde atın doğru yönde hareket etmesini sağlamak için kullanılabilir.

Eğitim: Yeni hareketler öğretilirken veya atın bir hareketi doğru yapması için kamçıdan destek alınabilir. Bu da yeni binicilerin ya da binicilerin görevi değil, eğitmenlerin görevidir.

Kamçının Doğru Kullanım

Kamçı asla ceza aracı olarak kullanılmamalıdır. Kamçı, atın baldırına veya omuzuna hafifçe dokundurulmalıdır. Sert ve tekrarlı vuruşlardan kaçınılmalıdır. Kamçının ne zaman ve nasıl kullanılacağı konusunda bir eğitmen rehberliği önemlidir. Eğitmenlerin birkaçı dışında ben o kamçıyı daha doğru düzgün kullanan görmedim.

Çeşitleri: Binicilik disiplinine göre farklı kamçı türleri vardır. Örneğin, atlama kamçısı, terbiye kamçısı, uzun kamçı gibi.

Mahmuz Nedir?

Mahmuz, binicilikte atın baldır ve topuk yardımlarına verdiği tepkiyi hassaslaştırmak ve ince ayarlar yapmak için kullanılan, çizmenin topuk kısmına takılan metal bir araçtır. Genellikle daha deneyimli biniciler tarafından tercih edilir ve atın hareketlerini daha etkili bir şekilde kontrol etmeye yardımcı olur.

Mahmuz Neden Kullanılır?

Temel Amaç: Mahmuz, atın baldır yardımlarına daha hassas tepki vermesini sağlamak ve daha ince ayarlamalar yapmak için kullanılır. Genellikle daha deneyimli biniciler tarafından tercih edilir.

İnce Kontrol: Özellikle terbiye binişinde, atın duruşunu, toplanmasını ve hareketlerini daha hassas bir şekilde kontrol etmek için kullanılır.

Yüksek Seviye Hareketler: Piaffe, passage gibi ileri seviye hareketlerde atın daha duyarlı tepki vermesi için mahmuzdan yararlanılabilir.

Mahmuzun Doğru Kullanımı Nasıl Olmalıdır?

Mahmuz kullanımı deneyim ve ustalık gerektirir. Yanlış kullanıldığında ata zarar verebilir. Mahmuz, atın baldırına hafif bir baskı uygulamak için kullanılır. Keskin ve ani hareketlerden kaçınılmalıdır. Mahmuzun uzunluğu ve şekli, binicinin ve atın özelliklerine göre seçilmelidir.

Çeşitleri: Mahmuzların farklı uzunluklarda ve uç şekillerinde çeşitleri vardır. Örneğin, topuzlu mahmuz, düz mahmuz, çarklı mahmuz gibi.

Unutmayalım!

Kamçı ve mahmuz kullanımı, binicinin bilgi, deneyim ve becerisine bağlıdır. Bu araçların doğru kullanımı için mutlaka bir binicilik eğitmeninden ders almak gereklidir.

Atın refahı her zaman öncelikli olmalıdır. Bu araçlar asla ceza veya kötü muamele aracı olarak kullanılmamalıdır.

Bazı binicilik disiplinlerinde veya yarışmalarda kamçı ve mahmuz kullanımıyla ilgili belirli kurallar olabilir. Bu kurallara uyulması önemlidir.

Evet, kamçı ve mahmuz olmadan da binicilik yapılabilir ve hatta bazı durumlarda bu tercih edilen bir yaklaşımdır. Bu yaklaşıma genellikle “yardımsız binicilik” veya “doğal binicilik” denir.

Kamçı ve Mahmuz Olmadan Binicilik Yapılır Mı?

Bu yaklaşımda, binici atla iletişim kurmak için öncelikle şu temel yardımcıları kullanır.

Ağırlık: Binicinin oturma pozisyonunu ve ağırlık dağılımını değiştirerek ata yönlendirme ve denge sinyalleri vermesi. Örneğin, dönüşlerde ağırlığı içe doğru kaydırmak veya durmak için ağırlığı geriye vermek.

Baldır: Bacakların ve baldırların ata uyguladığı basınçla ata hareket sinyalleri vermek. Örneğin, ata ileri gitmesi için baldırları sıkmak veya dönüşlerde dış baldırı kullanmak.

Dizgin: Atın ağzındaki gem aracılığıyla ata yönlendirme ve durdurma sinyalleri vermek. Dizginlerin hassas ve dengeli kullanımı önemlidir.

Ses: Atla sözlü komutlar kullanarak iletişim kurmak. Örneğin, “oho“, “dur“, “hadi” gibi komutlar.

Kamçı ve Mahmuz Olmadan Biniciliğin Avantajları

Daha İyi İletişim: Bu yaklaşım, binicinin atla daha ince ve hassas bir iletişim kurmasını sağlar. At, daha çok binicinin vücut dilini ve enerjisini okumaya odaklanır. Zorlamadan kendi ortamında onu daha iyi tanıyabiliriz. Beden dilini, yapmak istemediğini ve nasıl davranmamız gerektiğini daha iyi anlarız.

Daha Güçlü Bağ: Kamçı ve mahmuz olmadan binicilik, binici ve at arasında daha derin bir bağ kurulmasına yardımcı olabilir. At, baskı ve zorlama yerine güven ve işbirliği temelinde hareket etmeyi öğrenir. Mesela ben çok konuşurum. Sesli hem de. Yani içimden de değil. Binişimin süresi boyunca ona sorular sorarım, yapmak istediğimi anlatırım. Beden dilimi daha iyi kullanırım.

Daha Sakin Atlar: Sürekli kamçı veya mahmuz kullanımına maruz kalmayan atlar genellikle daha sakin ve rahat olurlar. Bindiğim atlar çok sakin olur. Daha rahat kontrol edebilirim. Çünkü aslında onlar da canlıdır. Bütün gün elinde bir şeyle sizi tehdit eden bir öğretmen düşünün, bir de sizi gerçekten anlayarak sizinle iletişim kuran birini. Hangisiyle daha sakin olurdunuz?

Daha İyi Denge ve Oturuş: Binici, denge ve oturuşuna daha fazla odaklanmak zorunda kalır, bu da binicilik becerilerini geliştirir. Dediğim gibi bedenimizi daha iyi kullanmayı öğreniriz. Nereye daha fazla ağırlık vermemiz gerektiğini, dönüşlerde bedenimizi nasıl daha doğru kullanabileceğimizi, topuklarımızdaki dengeyi, atı baldırımızla sıkıştırma dengemizi ve daha birçok şeyi.

Kamçı ve Mahmuz Olmadan Biniciliğin Dezavantajları

Daha Fazla Zaman ve Sabır Gerektirir: Atın bu yeni iletişim şekline alışması ve binicinin gerekli becerileri geliştirmesi zaman alabilir. Binici gerekli becerileri geliştirdiği takdirde aslında birçok şeyde uzman olur.

Daha Fazla Binicilik Becerisi Gerektirir: Binicinin vücut kontrolü, denge ve atı doğru şekilde yönlendirme becerileri daha gelişmiş olmalıdır. Yardımcı ekipman ister istemez biz binicilere kolaylık sağlar. İnsanın doğasında da vardır rahata çabuk alışırız. Rahata alışmak ise aslında temel geliştirmemiz gereken pek çok şeyi çok fazla atlamamıza neden olur.

Her At İçin Uygun Olmayabilir: Özellikle daha önce kamçı ve mahmuzla eğitilmiş atların bu yaklaşıma adapte olması daha zor olabilir. Bazı atlar kamçıdan nefret eder, bazı atlar da mahmuzdan. Bunu çok deneyimledim.

Kamçı, mahmuz ve hatta üzengi olmadan binicilik mümkündür ve birçok fayda sağlayabilir. Ancak, bu yaklaşımlar daha fazla beceri, sabır ve deneyim gerektirir. Bu nedenle, bu tür biniciliklere başlamadan önce mutlaka deneyimli bir eğitmenle çalışmak ve doğru teknikleri öğrenmek önemlidir. Unutulmamalıdır ki, atın refahı ve güvenliği her zaman öncelikli olmalıdır.

İster hobi amaçlı, ister spor amaçlı olsun. Her ikisinde de sadece bir tarafın gelişmesi beklenmez. Her iki tarafın da aynı eforu sarf etmesi gerekir. Hele ki bu spor bir canlı ile yapılıyorsa, daha fazla empati kurulmalıdır. Çünkü bu çok psikolojik bir süreçtir. Ne kadar uzman bir at olsa da, sen kişisel olarak ona alışmak zorundasındır. Bu da bir süreçtir. O da sana alışmak ve ayak uydurmak zorundadır. Dengeyi bulmanız gerekir. Buna inanırım ve bunu anlatmak için direneceğim.

Sevgiler,

Sevgi Müge Keçeci

Not: Yazıda geçen hiçbir şey #reklam değil.

Yorumlar Kıymetlidir…

Comments (

0

)