anılar.vol.6

Beni buluyorlar. Bazen sanki sadece tebessüm etmem için zor anlarımda, birileri gelip beni güldürüyor gibi hissediyorum.

Bir gün moralim nasıl bozuk, kafam atmış. Evin yanındaki söğüt ağacının altında oturuyorum. Hava da güzel derken. Gözlerim kapalı. Derken yanıma biri oturdu. Hissettim. Başladı benimle konuşmaya.

Küçük bir erkek çocuk sesi.

Öğretmen bugün çok ödev verdi. Yapmak istemiyorum, zaten okulu da sevmiyorum. Sen bilmem kim öğretmeni tanıyor musun?

Tanıyorum onu. İnanılmaz bir çocuk. Ayrıca komikte bir çocuk. 8-9 yaşlarında. Çok güldürüyor.

Yok” dedim tanımıyorum. Bir de o kadar haklı ki. Ben de hiç sevmedim, tabii diyemiyorsun çocuğa sevmiyorum diye. Dinledim ama nasıl anlatıyor, dersler uzunmuşta, okul çok uzun sürüyormuş canı sıkılıyormuşta, neler… 

En son bana baktı ve o soru geldi; “Senin de çok ödevin var mı?

Tabii, konu oraya gelecekti. Mutlaka beni de kendi gibi göreceği o dakikaları yaşayacaktık.

Çok var” dedim. Belki uzmanlar pek doğru bulmayacaklar ama ben onların o dünyalarını çok yıkmayı sevmiyorum. Kafası aydığında bu sohbeti hatırlarsa eğer çok gülecek çünkü. Bana da çok yaptılar. Bir zararını görmedim. Psikolojim bozulmadı yani.

Çok ödevim var ama tabii ben lisedeyim, benim daha fazla” dedim.

O an kendince rahat bir nefes aldı; “Senin işin daha zor” dedi.

Evet” dedim.

O zaman kalkalım, evlerimize gidelim, ödevlerimizi bitirelim” dedi.

Birlikte kalktık. O rahatladı, kendi gibi müzdarip birini buldu çünkü.

Severim ben çocuklara değişik sorular sormayı, biraz da onlarla muhabbet etmeyi. Bana seneler önce sitede olan küçük bir çocuğu hatırlattı. O da çok şahsına münhasır bir karakterdi.

Bir gün geldi yanıma. “Sen Ben 10’i tanıyor musun? Bak ben de saati var.” dedi.

Ne güzelmiş” dedim.

Evet, çok güzel. Sen de var mı?

Yok, annem almıyor” dedim.

Başladı bana Ben 10’in özelliklerini saymaya. Uçuşuyormuş, kaçıyormuş, öyle zıplıyor, böyle kahramanmış.

Tabii durur muyum? Hayır.

O hevesli hevesli anlatırken aklıma bir muziplik geldi.

Sen, Ben 10’i tanıyor musun? Gördün mü hiç?” diye sordum.

Evet, her gün izliyorum. Hadi soru sor” dedi.

Resmen ortayı açtı.

Ben 10 ne iş yapıyor?” diye sordum.

Uzun uzun baktı bana. Saatine baktı. Sonra bana yine baktı. Bir şey demeden evine gitti.

Aradan birkaç gün geçti. Sitede karşılaştık. Başladı bana doğru koşmaya.

Ben 10 süper kahraman” dedi.

Ben tabii unuttum. Böyle şaşkın, şaşkın ona bakıyorum.

İşi süper kahramanlık” dedi.

Sinirlerim nasıl bozuldu. Nasıl gülmeye başladım. Ama gözümden yaş geldi.

Gülme” diyor. Engel olamıyorum.

O herkesi kurtarır” diyor.

Tabii sonra uzun uzun konuştuk. Anlattı bana yine Ben 10’i ve özelliklerini.

Geçtiğimiz gün, okuldan dertli arkadaşım yine geldi yanıma. Yine moralim bozuk, oturuyorum. Bisikletle dolaşırken döndü bana “bilmem kimi aramıza bir daha almayacağız, bizi annesine şikayet etmiş, dövdüğümüzü söylemiş” dedi. Yemin ederim bazen gülmekten konuşamıyorum. 

Benimle dertleşiyor. Tabii aramızda çok yaş farkı yok.

Gülesim geliyor. Çünkü her söylediğinde inanılmaz haklı. Ama bunu dile getirişi o kadar samimi ki. Gülmeye başladığım an kendimi toparlıyorum. Çünkü onun derdi, o. O dert ise ona büyük. Küçümsememek lazım hiçbir sorunu. Ciddileştim hemen.

Dövdünüz mü?” dedim, “Yok neden dövelim?” dedi. “Ne bileyim bir şey yaptıysanız söyleyin” dedim. “Yok” diyor ama arada da sürekli söyleniyor. Ama dinlemiyor da kendi kendine söyleniyor. Almayacaklarmış aralarına da, çok sinirlenmişte. Her gördüğümde gülüyorum. 

Elinde de bir içecek “içer misin? Bir bardağa koyayım” dedi. Belli, daha var anlatacakları, muhabbet uzun. O yanıma oturmanın yolunu yapıyor.

İşte, evde ne kadar başka bardaktan içme, öyle içilmez desen de neler yapıyorlar. “Sakın! Kimseyle içilmez öyle” diyorum, ama “bir şey olmaz hasta değilim” diyor. En son içimdeki anneyi çıkarttı dışarı. “Oğlum, sakın yapmayın” dedim, “doğru söylüyorsun aslında annem de aynısını söylüyor” dedi.

Diyemiyorum ki, muhtemelen annenle aynı yaştayım.

Onu da bir kez yaşadım. Çocuklar hata veriyor öyle olduğunu duyunca.

İşte, güler misin, ağlar mısın?

Çocuklarla konuşun.

Bolca konuşun.

Çok iyi geliyor.

Sevgiler.

Sevgi Müge Keçeci

Yorumlar Kıymetlidir…

Comments (

0

)